Rollingroof, adını çatı örtüsünün ray üzerinde ileri geri kayarak toplanmasından alır. Çatı yüzeyi lamel değil, gergin bir membran kumaştır; motor devreye girdiğinde kumaş taşıyıcı profillerin arasında akordeon gibi katlanarak bir uca toplanır. Kapalı konumda ise yüzey tamamen gerilir ve belirlenen eğim doğrultusunda suyu tek bir tahliye noktasına yönlendirir. Bu yapısı sayesinde rollingroof, aynı açıklığı lamelli bir sisteme göre daha az yükle ve daha az dikmeyle geçebilir.
Sistemin en güçlü olduğu yer geniş alanlar. Bir kafe bahçesini ya da havuz üstünü lamelli pergolayla örtmek istediğinizde ara dikme sayısı hızla artar; rollingroof'ta ise 5–6 metrelik açıklıklar tek modülde geçilebildiği için oturma düzeni bölünmez. Restoran ve otel projelerinde bunu en çok masa yerleşiminde fark ediyoruz: dikme sayısı azaldıkça kullanılabilir masa sayısı doğrudan artıyor.
Membran seçimi performansın belirleyicisi. PVC kaplı polyester ya da PVDF yüzeyli kumaşlar kullanıyoruz; PVDF yüzey kire karşı daha dirençlidir ve yağmurla kendini büyük ölçüde temizler. Her iki tip de su geçirmez ve UV dayanımlıdır, ancak gramaj ve gergi kalitesi ömrü doğrudan etkiler. Yetersiz gergide kumaş orta bölgede çukurlaşır, su göllenir ve zamanla dikişler zorlanır — bu yüzden gergi ayarını montajda kademe kademe yapar, yükleme testiyle kontrol ederiz.
Ses ve ışık konforu da hesaba katılmalı. Membran çatı, yağmur damlasının sesini lamelli sisteme göre daha fazla iletir; sessizlik önceliğinizse bunu baştan bilmeniz gerekir. Buna karşılık kapalı konumda içeriye yumuşak ve dağınık bir ışık geçer, bu da özellikle gündüz hizmet veren mekânlarda hoş bir atmosfer yaratır. Açık renk membranlarda bu etki daha belirgindir.
Taşıyıcıda alüminyum profil ve gizli oluk drenajı kullanıyor, tüm sistemi RAL renklerde üretiyoruz. Motorlu kullanım standart; rüzgâr sensörü eklendiğinde çatı belirlenen hız aşıldığında otomatik toplanarak korunur. İzmir'in her ilçesinde ücretsiz keşif yapıyor, ölçü onayının ardından kendi atölyemizde üretip monte ediyoruz.


